Varant Nedir?

Uluslararası piyasalara baktığımızda son yıllarda çok az yatırım aracı, yatırımcılar arasında varantlar kadar ilgi uyandırmış ve aynı zamanda tartışma yaratmıştır. Bunun nedeni, ALIM ve SATIM hakkı veren varantların büyük kazanç getirebilmelerinin yanı sıra kayda değer zararlara da yol açabilecek nitelikte olmalarıdır. Tüm sermaye ile alınıp satıldığında varantlar kaldıraçlı hisse senedi piyasası gibi davranır. Bu tip ürünlerle yapılan işlemlerde uğranan zararlar çoğunlukla bilgi ve deneyim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, varant fiyatını etkileyen faktörleri anlamak ve bu faktörlerin varant fiyatını nasıl etkilediği hakkında bilgi sahibi olmak uzun vadede varant piyasasında başarılı olmak isteyen yatırımcılar için önemlidir. Varantlar hakkında bilgi sahibi olmak için bu sayfada bulunan açıklamalara ve broşürlere göz atabilirsiniz.
 
Güncel varant listesini görüntülemek için tıklayınız.

Varant Nedir?

Varantlara Giriş

Varantlar menkul kıymetleştirilmiş opsiyonlardır. Belirli bir vadede belirli bir fiyattan dayanak pay ya da pay endeksi üzerine ALIM ya da SATIM haklarını temsil ederler. 

Varantlar dayandıkları pay ya da pay endeksi hareketlerine tepki verirler. Yüksek getiri arayışında olan yatırımcılar için hem yükselen hem de düşen piyasalarda sınırlı sermayeyle kaldıraçlı yatırım imkanı sunar.

Varantlar bir hak verirken yükümlülük getirmez. Yatırımcı varantlara yatırdığından daha fazla para kaybedemez. Risk, varantlara yatırılan sermayeyle sınırlıdır.

Yatırımcılar ihraççının karşı taraf riskini taşırlar. Vade boyunca piyasa yapıcılığının kalitesinden ihraççının atadığı piyasa yapıcılar; vade sonundaki yükümlülüklerin karşılanmasından ihraççılar sorumludur. 

Varantlar Borsa İstanbul'da işlem görmektedir. Tıpkı paylar gibi “piyasa yapıcılı sürekli müzayede” sistemiyle alınıp satılabilirler. Takas süreçleri vade içinde paylarla aynıdır. Vade sonunda değerli biten varantların ödemesi takas bitiminden bir iş günü sonra yatırımcıya yapılır.

Varantlarda ürün çeşitliliği oldukça geniştir. Yatırımcılar değişik varantlar arasından vadeleri, kullanım fiyatları, kaldıraçları kendi stratejilerine uygun olanı seçerek işlem yapabilirler. Piyasa yapıcılığı sayesinde likidite riski olmaksızın yatırımcılar varantları alıp satabilirler.

Temel Bilgiler

Her varant bir dayanak varlığa endekslidir. Dayanak varlığın performansı varantın fiyatına yansımaktadır. Bu nedenle varantı ancak dayanak varlığın fiyatında önemli bir değişiklik olacağını düşünüyorsanız satın almalısınız. Varantlar, hisse senedi, emtia, hazine bonoları, döviz gibi çeşitli dayanak varlıklara, hatta iklim olaylarına endeksli olarak ihraç edilebilir. Şu anda Deutsche Bank X-markets’ın BIST 30 endeksine, bu endeksteki bazı paylara ve yurtdışı bazı endekslere dayalı varantları Borsa İstanbul’da işlem görmektedir. Her ne kadar dayanak varlık niteliğindeki bu payların sayısı sınırlı olsa da, ihraçcılar, farklı vadelere ve kullanım fiyatlarına sahip varantları kote ettikleri için dayanak varlık niteliğindeki payların sayısına nazaran çok daha fazla varant ihraç edilmektedir. Dolayısıyla, yatırımcılar bu çok sayıda değişken sermaye piyasası aracı içinden kendilerine uygun olan aracı mutlaka bulacaklardır.

Yatırımcıların öngördükleri fiyat hareketi yönü, alım veya satım varantı alma kararlarını etkileyecektir. Bunun nedeni, varant sahibinin dayanak varlığı sermaye piyasasında belirli bir fiyattan (kullanım fiyatı), belirli bir orana (kullanım oranı) göre ve belirli bir zaman dilimi (vade) içerisinde ihraççıdan satın alma veya ihraçcıya satma veya muadili bir parasal tutarı alma hakkına sahip olmasıdır (daha ayrıntılı bir açıklama aşağıdaki paragraflarda mevcuttur).

Bu nedenle yatırımcılar, alım varantı (alışlar- satın alma hakkı) veya satım varantı (satışlar- satma hakkı) satın almaya karar vermelidir. Alım varantları normalde dayanak varlığın fiyatının yükselmesi beklendiğinde satın alınırlar, satım varantları ise dayanak varlığın fiyatında düşüş beklendiğinde satın alınırlar. Bu nedenle satım varantlarında söz konusu dayanak varlığın fiyatı düştükçe dayanak varlığı belirli bir fiyattan satma hakkı daha da değerli hale gelir.

Varant yatırımcısının üç seçeneği vardır: Varantın süresinin sona ermesini bekleyebilir, varantı satabilir veya işleme koyup kullanabilir. Varantı kullanma yönünde karar vermeniz halinde, Amerikan ve Avrupa varantları arasındaki önemli bir farka dikkat etmelisiniz: Amerikan varantlarını vadesinden önce herhangi bir zamanda kullanabilmenize karşılık, Avrupa varantlarını sadece vade tarihinde kullanabilirsiniz. Diğer tüm göstergelerin aynı olması kaydıyla, Avrupa varantları genellikle Amerikan varantlarına nazaran daha düşük fiyata satılır, çünkü varantları herhangi bir zamanda kullanma hakkı tartışmasız olarak daha avantajlı bir durum yaratmaktadır.

Günümüzde, Borsa İstanbul’da ihraç edilen tüm varantlarda nakit uzlaşı geçerlidir. Nakit uzlaşı uygulaması önceleri belirli varantların, örneğin endeks varantlarının, fiili teslimatının mümkün olmaması sebebiyle öngörülmüştür. Örneğin, az sayıda varant için BIST 30 hisselerini fiilen teslim edemezsiniz. Bununla birlikte, uzlaşı işlemini kolaylaştırmak bakımından, fiili teslimatı mümkün olan varantlarda dahi artık nakit uzlaşı özelliği bulunmaktadır. 

Dayanak Varlıklar

Endeks varantları, pay endekslerinin performansına bağlıdır. Piyasadaki en popüler dayanak varlık, BIST30 endeksidir. Yurtiçi endeks varantlarının yanı sıra DAX, S&P500, NASDAQ, Dow Jones, Eurostoxx 50, FTSE 100 ve Nikkei 225 endekslerine dayalı Deutsche Bank varantları da yurtdışı endekslere yatırım yapmak isteyen yatırımcılardan yoğun ilgi görmektedir.

Pay varantları genel olarak BIST 30 endeksi içindeki tek paylara dayalı olarak ihraç edilen varantlardır. Çeşitli kullanım fiyatlarına ve vadelere sahip paylara dayalı alım ve satım varantları Borsa İstanbul’da işlem görmektedir. Şu anda piyasada Deutsche Bank X-markets varantı bulunan paylar: AKBNK, ARCLK, EKGYO, EREGL, GARAN, HALKB, ISCTR, KCHOL, KRDMD, PETKM, PGSUS, SAHOL, SISE, TCELL, THYAO, TOASO, TTKOM, TUPRS, VAKBN ve YKBNK.

Döviz varantları USDTRY, EURTRY ve EURUSD döviz çiftlerine dayalı varantlardır. Deutsche Bank X-markets döviz varantları küçük bir sermayeyi riske atarak dövizdeki beklentilere kaldıraçlı yatırım yapmak amacıyla kullanılabileceği gibi, döviz riski yönetimi içinde kullanılabilir.

Brent petrol, ons altın ve ons gümüşe dayalı Deutsche Bank X-markets’ın ihraç ettiği emtia varantlarıdır. Yatırımcılar varantların kaldıraç özelliğini kullanarak hisse senedine yatırım yapar gibi hem yükselen hem de düşen piyasa beklentisine Borsa İstanbul’da bu dayanak varlıklarda işlem yapabilmektedir.

Varantın Değeri

Bir varantın fiyatı, varantın içsel değeri ve zaman değerinden oluşmaktadır. Zaman değeri, varantın fiyatı ile içsel değeri arasındaki farktır. Zaman değeri, varantın “tüm ömrü” için ödenecek karşılıktır. Varantın vadesine kadar kalan süre ne kadar uzunsa değeri de o kadar fazladır. Bu durum, vade tarihine kadar, dayanak varlığın fiyatındaki bir değişikliğin varant fiyatında önemli bir artışa yol açacağına ilişkin beklentiye veya varsayıma dayanmaktadır. Varantın vadesine kadar olan süre azaldıkça zaman değeri ivme kazanan bir hızda düşecek ve en sonunda sıfır olacaktır. Vadesi dolan varantın fiyatı en fazla içsel değere eşit bir meblağ olacaktır.

Kar elde edecek şekilde kullanılabilen her varantın her zaman bir içsel değeri -parite olarak da adlandırılmaktadır- vardır. Kar elde edilip edilmediği, dayanak varlığın spot fiyatının, kullanım fiyatının üzerinde veya altında olup olmadığına bağlıdır. Bu durumda, karda olan varant, başa baş (ne karda ne zararda) olan varant veya zararda olan varant arasında bir ayrım yapılmaktadır.

Kullanım fiyatının cari hisse fiyatının altında olduğu alım varantları “karda” olan varantlardır. Bu durumda yatırımcının hisseyi daha düşük bir fiyattan alma imkanına sahip olması, varantın bir değeri olduğu, yani “karda olduğu” anlamına gelmektedir. Benzer şekilde satım varantları, kullanım fiyatı cari hisse fiyatının üzerine çıktığında “karda” olarak nitelendirilirler. Kullanım fiyatı ile hisse fiyatının eşit olması halinde, varant “başa baş fiyatta” (ne karda ne zararda) olarak kabul edilir. Kullanım fiyatı cari hisse fiyatından yüksek olan bir alım varantı veya kullanım fiyatı cari hisse fiyatından düşük olan bir satım varantı, “zararda” olarak anılacaklardır.

Zararda olan, yani içsel değeri bulunmayan varantlarda, fiyat basit bir ifadeyle zaman değerine eşittir. Varantın vadeye kadar zararda kalması halinde, zamansal değer sıfıra inecektir ve varant değersiz bir şekilde sona erecektir. Sonuç olarak zararda varantlara yapılacak bir yatırım, içsel değeri olan varantlara yapılacak bir yatırıma göre çok daha risklidir. 

Büyük ölçüde zararda olup, vadesi yakında dolacak olan varantlar, yatırımın tümünün kaybedilmesi açısından yüksek bir risk içermelerinden dolayı son derece spekülatif varantlardır. Söz konusu varantlar, ancak dayanak varlığın fiyatında istenen yönde hızlı ve keskin bir hareket olması halinde kar getirecektir. Bu ihtimalin gerçekleşmesi olasılığı ise, her bir münferit işlemde ayrıca değerlendirilmelidir.

“Karda”, “başa-baş değerde” ve “zararda” kavramlarına ilişkin örnekler için lütfen tıklayınız.

Varantın Değerine Etki Eden Faktörler

Bir varantın değeri, aşağıdaki tabloda özetlenen altı faktörden etkilenmektedir. Oklar, varantın değerinin ilgili faktörde meydana gelen değişikliğe bağlı olarak hangi yönde olacağını göstermektedir.



Dayanak Varlık Spot Fiyatı – Dayanak varlık fiyatı yukarıda da belirtildiği üzere varant fiyatını belirleyen temel faktördür.

Oynaklık – Dayanak varlıklara ilişkin standart risk ölçümüdür. Oynaklık arttıkça dayanak varlığın riski de yükselecek ve bu nedenle varantlar daha pahalı olacaktır.

Faiz Seviyesi – İhraç edilen her bir alım varantı için ihraççı dayanak varlık olan payların satın alınmasına yönelik fon tahsisinde bulunur. Artan borçlanma masrafı (faiz oranı) varant fiyatına artış olarak yansıyacaktır. Benzer şekilde, faiz oranları yükselirse satım varantının değeri azalacaktır.

Kullanım Fiyatı – Alım (satım) varantlarında kullanım fiyatı ne kadar düşükse (yüksekse) varant o kadar değerli olur. 

Vadeye Kalan Gün – Vadeye ne kadar çok süre varsa varantın değeri o kadar yüksek olacaktır. Bunun nedeni varantın performans gösterebileceği sürenin daha uzun olmasıdır.

Temettü Miktarı – Varant yatırımcıları, dayanak varlık olan paylara ilişkin olarak ödenen temettüleri alamazlar. Bununla birlikte varantların değerlemesinde ihraççı, beklenen temettü akışını da göz önünde bulunduracaktır. Buna göre, dayanak varlık olan pay temettüsüz alınıp satıldığı zaman varantların fiyatında büyük bir düşüş yaşanmayacaktır. Varantların şartları, varant yatırımcısına zarar gelmemesi için, geçici ilmühaber ihraçlarından kaynaklanabilecek değişikliklere uyum sağlanabilecek şekilde ayarlanacaktır.

Fiyat Dalgalanmalarının Varantlara Etkisi

Oynaklık ya da volatilite dayanak varlığın fiyatının ne ölçüde dalgalandığını gösteren bir kriterdir ve varantın fiyatını etkileyen en önemli faktörlerden biridir. 

Dayanak varlığın oynaklık veya fiyat dalgalanması aralığı ne kadar büyükse varantın değeri de o kadar yüksek olacaktır; çünkü dayanak varlığın fiyatındaki dalgalanma ne kadar çoksa varantın içsel değerinin artma olasılığı da o kadar fazladır. Basitçe anlatmak gerekirse, dayanak varlıkları farklı olup vadelerine üç aydan az bir süre kalmış ve %20 zararda olan iki varantımız olduğunu varsayalım. Dayanağın bir tanesi son derece oynak bir yapıya sahip ve pay fiyatının günde %5 veya daha fazla oranda dalgalanması mutad bir durum olsun. Diğer dayanak varlığın günlük fiyatı oynamaları ise çok az oynak olmasından dolayı genellikle %1’i aşmasın. Oynak paya endeksli varantın kar getirme olasılığının, daha az oynak paya nazaran çok daha yüksek olacağı açıktır. Bu durumda, aynı koşullardaki iki varant açısından, bu varantın sadece oynaklığının yüksek olmasından dolayı daha değerli olması beklenebilir.

Dayanak varlığın önceki dönemlere ilişkin oynaklığı tam olarak hesaplanabilmektedir ve varantların fiyatlandırmasında dikkate alınan önemli bir göstergedir. Oynaklık oranının son derece hızlı bir şekilde değişmesi sebebiyle geçmişteki dalgalanmalar sadece bir yol gösterici olabilir. Alım satım yapan tüm kişiler bu durumu şu veya bu zamanda yaşamışlardır. Örneğin, normalde sakin seyreden bir payda %30’luk sürpriz bir kar uyarısı, dayanak varlık teşkil ettiği alım veya satım opsiyonlarının fiyatı üzerinde oldukça etkili olacaktır.

Bu olaylar niteliği gereği sürpriz gelişmeleridir. Varant yatırımcıları, varantların piyasada belirli bir zamanda işlem gördüğü sıradaki oynaklıklarına bakarak içsel oynaklılarına ilişkin çıkarımlarda bulunurlar. İçsel oynaklık, varantın fiyatlandırılması üzerinde önemli bir etkiye sahiptir; yani, varantın fiyatı ile dayanak varlığının fiyatı arasındaki –dinamik göstergelerle ifade edilen- bağımlılığa ilişkin veriler, piyasadaki içsel oynaklık öngörüsü aynı kaldığı sürece geçerli olacaktır.
İçsel oynaklıktaki keskin bir yükselişten hemen önce satılan alınan varantlar son derece karlı birer yatırım olabilir. Örneğin, bir otomotiv şirketi sürpriz bir kar uyarısında bulunmadan hemen önce şirketin paylarına endeksli bir satım varantı (satış hakkı) satın aldığınızı varsayalım. Önceden nispeten durağan olarak nitelenen hisse, bir gecede %25 değer kaybetsin. Söz konusu satım varantının yatırımcısı olarak, sadece dayanak varlığın fiyatında beklenen düşüşten değil aynı zamanda oynaklıktaki keskin yükselişten de kazanç sağlayacaksınız. Bilgi: Piyasalar keskin bir düşüşteyken oynaklıkta görülen artış, piyasaların hızla yükseldiği bir dönemdekinden çok daha yüksektir.

Aynı mantıkla, son derece oynak finansal varlıklara endeksli varantları satın alarak önemli ölçüde zarar da edebilirsiniz. Örneğimize devam edersek, benzer nitelikte bir otomotiv şirketinin payının fiyatı, kazanç tahminlerindeki önemli bir artışı takiben 8,50 TL’den 10,50 TL’ye yükselsin. Bu kuvvetli yükselişin devam etmesini beklediğiniz için bir alım varantı almaya karar vermiş olun. Beklentinizin aksine, pay haftalarca aynı fiyat seviyesini korusun. Dayanağın fiyatında düşüş olmamasına rağmen, bu hisseye dayalı alım varantları, düşük oynaklık seviyesine geri dönüş nedeniyle değer kaybedecektir. En kötü ihtimalde, alım varantları düşük içsel oynaklık nedeniyle değer kaybetmeye devam ederken pay fiyatı çok az miktarda yükselebilir. Bu örnekte, zamansal değerin yitirilmesinden de olumsuz etkilenirsiniz.

Piyasalara fiyatlarda düşüş eğiliminin hakim olduğu dönemlerde oynaklık seviyesi, fiyatlarda yükseliş eğiliminin hüküm sürdüğü dönemlere nazaran daha hızlı artma eğilimi gösterdiği için, yukarıdaki örnek, belki daha da büyük ölçüde, çöküş sonrasındaki piyasalarda da geçerlidir. Bunun nedeni düşüş trendlerinin, yükseliş trendlerinden daha hızlı ve daha yıkıcı bir niteliğe sahip olmasıdır.

Göstergeler

Kaldıraç Etkisi

Kaldıraç, varantın ne ölçüde dayanak varlığına paralel olarak hareket ettiğini göstermektedir. Cari veya basit kaldıraç, dayanak varlığın fiyatının varantın fiyatına bölünmesiyle hesaplanmaktadır. Kullanım oranı 1 değilse, bu da varantların fiyatlandırılmasında dikkate alınmaktadır.

Basit kaldıraç, hem dayanak varlığın hem de varantın fiyat hareketlerinin aynı olduğunu varsayımına dayanmaktadır. Fakat bu varsayım her zaman doğru değildir.

Örneğin 15,00 TL’den işlem gören bir payı satın alma hakkı veren bir varantı ele alalım. Kullanım fiyatı 20,00 TL, varantın vadesi de iki ay sonra olsun. Varantın fiyatı da 1,00 TL ve basit kaldıraç oranı 15:1 = 15 olsun. Bu orana göre, %10’luk artışla hissenin fiyatının 16,50 TL olması halinde, varantın fiyatı %150 artacak ve 2,50  TL’ye yükselecektir. Bununla birlikte hissenin fiyatı 20,00 TL’lik kullanım fiyatının yine de çok altında olduğu için uygulamada bu varsayım hiçbir zaman gerçekleşmez. Hisse, son geçerlilik tarihine kadar ki iki ay sürede “karda” bölgesine hareket etmezse (yani 20,00 TL’nin üzerine çıkmazsa) varant değersiz olarak vadesini dolduracaktır. Bu nedenle bu oran, sadece yüksek bir içsel değeri olan varantlar için geçerli olacak, bu değere sahip olmayan varantlarda işe yaramayacaktır. Esneklik -aynı zamanda omega olarak da adlandırılmaktadır- kavramının daha sık kullanılmasının sebebi budur (lütfen aşağıdaki paragrafları inceleyiniz).

Bir başka önemli gösterge, başa baş noktasıdır. Bu gösterge, dayanak varlığın fiyat seviyesinin varant yatırımcısının kara geçmesini sağlayacağı noktayı göstermektedir. 1,00 TL bedelli, 20,00 TL kullanım fiyatlı ve 1’e 1 kullanım oranlı varant örneğine dönersek, yatırımcının kara geçmesi için hisse fiyatının 21,00 TL’yi aşması gerekmektedir.

Varantlara dair temel veriler statik göstergelerin yanı sıra dinamik göstergelerden de elde edilebilir.
Dinamik göstergeler, varantın fiyatında dayanak varlığın fiyat, vade veya volatilisindeki değişikliklere göre meydana gelen değişiklikleri yansıtmaktadır. Statik göstergelerin aksine dinamik göstergeler, yatırımcıların belirli bir zamanda varantın gelecekteki fiyat hareketlerini tahmin etmelerini mümkün kılar ve genellikle varant değerleme modellerinin kullanımıyla tespit edilir. Bu göstergeler sadece kısa bir süre için geçerlidir ve varantı etkileyen temel faktörlerden biri değiştiğinde tekrar hesaplanmalıdır.

Delta

Delta, varantın fiyatının dayanak varlığın fiyat hareketlerine karşı duyarlılığını göstermektedir. Varantın deltası, finansal teoriden alınan varant değerleme modelleri kullanılarak hesaplanır. Alım varantının deltası 0 ile 1 arasında bir değere sahipken, satım varantının deltası -1 ile 0 arasında bir değer taşır. 0,70 değerindeki bir delta, 1’e 10 kullanım oranında, dayanak varlığın fiyatındaki 1,00 TL’lik bir artışın/ düşüşün, varantın fiyatında 0,07 TL’lik bir artışa/ düşüşe yol açacağını gösterir (0,70x1x(1/10)). Delta aynı zamanda, varantın vade tarihinde içsel değerinin olup olmayacağını, yani bir değere sahip olarak sona erip ermeyeceğini anlamak açısından yol gösterici niteliktedir. Bu çerçevede örnekteki varantın bir değere sahip olarak sona erme olasılığı %70’tir.

Matematiksel olarak, delta, dayanak varlığın fiyatına ilişkin olarak varant fiyatının birinci türevidir.

Gama

Gama, deltanın dayanak varlığın fiyatındaki değişikliklere karşı duyarlılığını göstermektedir. Gama ne kadar yüksekse deltanın fiyat hareketleri karşısındaki değişimi o kadar yüksek demektir. 0.02 değerindeki bir gama, dayanak varlığın fiyatının 1 birim artması veya azalması halinde, deltanın 0.02 birim değişeceği anlamına gelmektedir. Başa baş fiyatta işlem gören varantlar, en yüksek gamaya sahiptir. Ayrıca, varantın vadesi yaklaştıkça gama yükselir.

Matematiksek olarak, gama, dayanak varlığın fiyatına ilişkin olarak deltanın birinci türevi, bu nedenle de dayanak varlığın fiyat hareketlerine ilişkin olarak varantın fiyat trendinin ikinci türevidir.

Vega 

Vega, dayanak varlığın oynaklığındaki dalgalanmaların varantın fiyatı üzerindeki etkisini göstermektedir. Dayanağın fiyatıyla birlikte vega, varantın değerini etkileyebilecek en önemli faktördür. Bu gösterge, içsel oynaklığın %1 azalması veya artması halinde varantın fiyatının ne ölçüde değişeceğini ölçmektedir. 0,25 değerindeki bir vega, dayanak varlığın oynaklığının %1 değişmesi halinde varantın değerinin, kullanım oranı için ayarlanarak 0,25 artacağını veya düşeceğini göstermektedir. Gamada olduğu gibi, karda varantların vegası en yüksek değerdedir. Gamanın aksine, varantın vadesi yaklaştıkça veganın değeri düşer.

Matematiksel açıdan, vega, volatiliteye ilişkin olarak varant fiyatının birinci türevidir.

Teta 

Teta, diğer tüm parametrelerle birlikte dayanak varlık fiyatının da vadeye kadar aynı kalacağı varsayılarak, bir zaman biriminde örneğin bir günde veya haftada kaybedilen zaman değerini ifade eder. Bu gösterge, genellikle yüzde cinsinden ifade edilmektedir. Haftada %1,5’lik bir teta, dayanak varlığın fiyatının değişmediği, yani içsel değerin sabit kaldığı varsayılarak, varantın her hafta %1,5 değer kaybedeceğini göstermektedir. Teta, varantın karda, başa-baş veya zararda bulunmasıyla yakından ilgilidir. İçsel değeri yüksek bir varant, düşük tetaya sahiptir. Başa-baş varantlar, vade yaklaştıkça zamansal değerini en hızlı şekilde kaybeden varantlardır. Genel olarak, varantın zamansal değeri, vadeden önceki üç ay içerisinde yoğun şekilde aşınmaktadır.

Yatırımcılar, zaman değerinin vadenin yaklaşmasına bağlı olarak düşeceğinin bilincinde olmalıdır. Varant vadesine yaklaştıkça, artan zaman değer kaybını telafi etmek ve kar elde edebilmek için gereken fiyat hareketinin daha da büyük olması gerekmektedir.

Matematiksel açıdan, teta, varant fiyatının zamana ilişkin türevidir.

Ro

Ro, faiz oranındaki değişikliklerin varantın değeri üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılan bir göstergedir. Varantların fiyatlandırılmasında spot fiyattan ziyade vadeli fiyat kullanılır. Vadeli fiyat, spot fiyat ile taşıma maliyeti olarak bilinen bir faktörden oluşmaktadır. Bu faktör, varantın kararlaştırılmış olan son geçerlilik tarihine kadar dayanak varlığın finansmanı için yapılan toplam masraf olarak tanımlanabilir. Bu bedeller, esas olarak faiz oranı seviyesinden ve beklenen temettü ödemelerinden etkilenmektedir. 0.50 değerindeki bir ro, -kullanım oranı için ayarlanmış- varant fiyatının, varantın süresine ilişkin piyasa faiz oranın %1 düşmesi veya yükselmesi halinde 0.50 birim değişeceğini göstermektedir. Kısa vadeli faiz oranlarındaki aşırı dalgalanmalar çok nadir olduğu için ro, diğer varantların çoğunda göz ardı edilebilir.

Matematiksel açıdan, ro varant fiyatının faiz oranına ilişkin türevidir.

Omega 
Dayanağın fiyatındaki değişiklik yüzdesinin varantın fiyatında sebep olduğu değişikliğin yüzde değerini gösteren esneklik, omega olarak adlandırılmaktadır. Omega, deltanın kaldıraç oranıyla çarpılması sonucunda bulunur. Omega etkin bir gösterge olmakla birlikte, deltanın zaman içinde değişiklik göstermesi, omeganın yatırımcılara sadece anlık bir görünüm sunmasına yol açmaktadır.

Varantlarda Vade Sonu

Alım Varantları
Dayanak varlığın vade sonu uzlaşı fiyatı varantın kullanım fiyatına eşit veya bu fiyatın altındaysa varant değersiz sonlanır.

Dayanak varlığın vade sonu uzlaşı fiyatı varantın kullanım fiyatının üzerindeyse varantın vade sonu fiyatı şu şekilde hesaplanır: 

(Dayank varlığın vade sonu uzlaşı fiyatı-Varantın kullanım fiyatı)* Çarpan

Satım Varantları

Dayanak varlığın vade sonu uzlaşı fiyatı varantın kullanım fiyatına eşit veya bu fiyatın üzerindeyse varant değersiz sonlanır.

Dayanak varlığın vade sonu uzlaşı fiyatı varantın kullanım fiyatının altındaysa varantın vade sonu fiyatı şu şekilde hesaplanır: 

(Varantın kullanım fiyatı-Dayanak varlığın vade sonu uzlaşı fiyatı)*Çarpan

Dayanak Varlık Vade Sonu Uzlaşı Fiyatı

Vade sonu uzlaşma fiyatı, dayanak varlık olarak kabul edilen BIST 30 Endeksinin son işlem gününde spot piyasada ikinci seans sürekli müzayedenin son 30 dakikası süresince ilan edilen endeks değerlerinin zaman ağırlıklı ortalaması ile BIST 30 Endeks kapanış değerinin sırasıyla %80 ve %20 oranlarıyla ağırlıklandırılması ile hesaplanan değerin 1000’e bölünmesi suretiyle hesaplanır. Vade sonu uzlaşma fiyatı, bulunan değerin en yakın fiyat adımına yuvarlanması ile elde edilen değerdir.

Paylarda varantın vadesinin son günü geçen son işlemin fiyatı dayanak varlık vade sonu uzlaşı fiyatı olarak alınır.

Çarpan

Bir varantın kaç adet dayanak varlık üzerinde alım ya da satım hakkı verdiğini belirten rakamdır. Bu rakam varant ihraç edilirken belirlenir ve vade süresince (dayanak varlıkta özsermaye halleri olmadığı sürece) sabit kalır. Bir varantın çarpanını günlük bültenlerimize göz atarak kolayca öğrenebilirsiniz. 

Yatırım Stratejileri

90/10 Stratejisi

Portföyüne biraz hareket katmak isteyen yatırımcılar, sabit getirili menkul kıymetleri ve varantları bünyesinde toplayan bir portföye dayalı 90/10 stratejisini benimseyebilirler. Sabit getirili menkul kıymetlerin varantlara oranı, %90’a %10 civarındadır. Bu stratejinin temelinde yatan fikir, portföydeki tahvillerden elde edilen faiz gelirinin, varantlara yapılan yatırımın tümünün kaybını telafi etmeye yeterli olacağı yönündedir. Örneğin kullanılabilir sermayesi 100.000 TL civarında olan bir yatırımcı, 90.000 TL’yi bir yıl vadeli, %11 getirili hazine tahvillerine yatırabilir. Vade tarihinde söz konusu  tahviller itfa edildiğinde toplam % 11 veya 9.900 TL getiri sağlayacaklardır. Bu sayede yatırımcı yıl sonunda, varantlar karda olsun olmasın, 99.900 TL tutarında bir sermayeye sahip olacaktır. Varantların da cazip kazançlar sağlaması halinde, portföyün toplam performansı, yatırımcının 100.000 TL’nin tümünü sabit getirili menkul kıymetlere yatırmış olsaydı elde edeceği tutardan çok daha fazla olacaktır.

Ancak bu stratejinin geçerliliği, faiz oranı seviyelerine bağlıdır; yani, yatırım yapılabilir tahvillerden elde edilecek risksiz getiri ne kadar yüksekse strateji daha da kazançlı olacaktır. Daha düşük faiz oranlarının söz konusu olması halinde, devlet tahvillerinin oranı arttırılmalı (örneğin 95/5 stratejisi) veya yatırım yelpazesi daha geniş tutulmalıdır.

Uzun  Alış 

Varant piyasalarındaki en bilinen strateji, alım varantlarının (alışlar) satın alınmasıdır ve bu piyasada “uzun alış” olarak bilinmektedir. Bu durumda yatırımcı, varantın vade tarihine kadar dayanak varlığın fiyatının yükseleceğine dair spekülasyonda bulunur. Bu strateji, sadece başa-baş noktası yakalandığında sonuç verecektir. Dayanağın fiyatı, kullanım fiyatı ile varant fiyatının toplamının satın alım sırasında kullanım oranıyla çarpılması neticesinde elde edilecek tutardan yüksek olmalıdır. Ek olarak, işlem masraflarının da dikkate alınması gerekmektedir. Ancak yatırımcıların çoğu, sadece varantı bir süre sonra daha yüksek bir fiyattan satmak arzusundadır. Bu durumda, satış fiyatı ile alım fiyatı arasındaki fark işlem masraflarını aştığında yatırımcı kara geçmektedir.

Uzun Satış 

Satış opsiyonlu varantların (satışlar) alınmasını içeren aksi yöndeki strateji ise, “uzun satış” olarak anılmaktadır. Burada yatırımcı, dayanak varlığın fiyatının önemli ölçüde düşeceğine inanmaktadır. Dayanağın fiyatının, kullanım fiyatından satın alım sırasındaki varant fiyatının düşülmesi neticesinden elde edilecek tutarın kullanım oranıyla çarpılması sonucunda bulunacak tutarın altında olması halinde, başa-baş noktası yakalanır. Örneğin, kullanım fiyatı 100 TL, kullanım oranı 1’e 1 olan bir hisseye dair bir satım varantı alırsanız ve varantın size maliyeti 10 TL ise başa-baş noktası 90 TL olmaktadır. Hisse fiyatının varantınızın vadesi sona erdiğinde düşmeye devam ediyor olması halinde dahi kara geçersiniz. Ancak bu örneğe dahil olmayan işlem masraflarının da dikkate alınması gerekir.

Riskten Korunma

Varantlar, menkul kıymet portföylerine ilişkin bir düşüş trendi karşısında önlem almak gibi muhafazakar amaçlarla da kullanılabilir. Örneğin payları nedeniyle büyük risk altında olan ve fiyatların düşeceğini düşünen yatırımcılar, pozisyonlarını satmayı düşünebilirler. Fakat, satışın getirdiği yüksek işlem masrafları ve belki de payların ileriki bir tarihte tekrar satın alınması olasılığı da dahil olmak üzere, vergisel veya diğer nedenlerden dolayı bu tür bir satış tavsiye edilmemektedir. Bununla birlikte, sonuçta, yatırımcıların, bir düşüş trendi karşısında kendilerini etkin bir şekilde “koruma altına almak” için satım varantlarını almaları halinde satışa ihtiyaç olmayacaktır. Bu stratejinin temelinde yatan teoriye göre, pay fiyatlarının düşmesi halinde, varantların değeri yükselecek ve bu nedenle gerçekleşecek herhangi bir değer kaybı telafi edilmiş olacaktır. Bununla birlikte bu riskten korunma stratejisinin bir bedeli vardır ve bu bedel, satım varantlarını satın alma fiyatı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bedel, bir nevi koruma primi olarak da görülebilir. Düşüş trendinin gerçekleşmemesi halinde, prim kaybedilmiş olacaktır, fakat yatırımcılar artık gönül rahatlığı içindedirler.

Bu durumda, statik ve dinamik bir riskten korunma arasında bir ayrım yapılması gerekmektedir. Statik riskten korunma varantın vade tarihinde %100 oranında bir koruma için daha uygun olmakla birlikte, dinamik riskten korunma vadenin dolmasından önceki zaman dilimi için uygundur. Statik riskten korunma işleminde, belirli bir zamanda portföyü  koruma altına almak için hangi tür satım varantlarından kaç tane gerekli olduğunu belirlemek için yapılacak tek bir hesaplama yeterlidir. Sayı aynı kalmaktadır ve “statik” terimi de buradan gelmektedir. Öte yandan dinamik riskten korunmada, satış pozisyonu, pay portföyünün performansına bağlı olarak düzenli aralıklarla ayarlanmaktadır. Bu nedenle pozisyon “dinamik” olarak değerlendirilmektedir.

Fon ve portföy yöneticileri gibi bu alanda profesyonel olan kişiler, dinamik riskten korunma pozisyonlarını tercih etmektedir; statik riskten korunma sürekli ayarlamaların yüksek işlem masraflarına neden olacağı düşünüldüğünde, küçük yatırımcının ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle yeterli görülmektedir.

Bir portföyde ilişkili satım varantlarının mevcut olduğu piyasa değeri son derece yüksek paylar varsa veya aynı miktarda satım varantlarının mevcut olduğu belirli bir endeksi yansıtıyorsa riskten korunma işlemini gerçekleştirmek kolay olacaktır. Yukarıda belirtilen durumlarda, yatırımcılar, varantları münferit pozisyonların her birini veya tüm portföyü teminat altına almak için kullanabilirler. Portföydeki varlıkların değeri ne kadar yüksekse “koruma primi” de o kadar yüksek olacaktır. Prime etkileyen başka bir faktör de, arzu edilen “teminat”ın kapsamıdır; örneğin, yatırımcıların, “tüm risklere karşı” veya ortaya çıkan zararın bir kısmını üstlenecekleri sınırlı bir koruma istemeleri gibi.

Aşağı yukarı BIST 30 endeksini yansıtan portföyler için riskten korunma isteyen yatırımcılar aşağıdaki şekilde hareket edebilirler. BIST 30 endeksinin, 90.000 noktasında olduğunu ve yatırımcıların bu endeksin bir anda 80.000 seviyesine düşmesinden korktuklarını varsayalım. 90.000 noktasındaki kullanım fiyatından yeterli sayıda satım varantı edinmek suretiyle yatırımcıların tümü risklere karşı tamamen korunmuş olacaklardır. Bununla birlikte bu tür bir riskten korunma işleminin bir bedeli vardır. 88.000 noktasında kullanım fiyatına ve birbiriyle aynı vadelere sahip satım varantları, 90.000’lik kullanım fiyatına sahip satış opsiyonu varantlarından çok daha ucuzdur. Bununla birlikte ucuz varantları satın alan yatırımcıların, endeksin 10.000 puan kaybetmesi halinde zararlarının bir kısmını üstlenmeleri gerekmektedir. Bu durumda, riskten korunma sadece BIST 30 Endeksinin 88.000 noktasının altına düşmesi halinde devreye girecektir. 88.000 ile 90.000 noktası arasındaki alan bu nedenle yatırımcıların katlandığı zarar kısmına karşılık gelmektedir. Yatırımcılar, 88.000 ve 90.000 noktalarındaki kullanım fiyatlı varantları 50/50 oranında edinebilir veya maruz kalınan zararların daha yüksek bir kısmını üstlenmeyi veya ihtiyaçlarına bağlı olarak bir dizi olasılığı bir arada denemeyi tercih edebilirler. Karar, kolay olmayacaktır ve her bir münferit durumda dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.

Doğru Varanta Yatırım

Doğrudan yatırımlarla kıyaslandığında, varantlar hem nicelik hem de nitelik açısından farklılık arz etmektedir. Doğru bir yatırım kararı verebilmek için, yatırımcıların, güvenilir ve güncel bilgilere erişebilmeleri gerekmektedir ve bu yatırımlara ilişkin risk/getiri profillerinden de haberdar olmalıdırlar. Dolayısıyla, varantların performansını etkileyen tüm parametreler hakkında bilgi sahibi olmak ve bunları anlayabilmek çok önemlidir.

Seçim süreci, üç evreye ayrılabilir: Bilgi evresi, karar evresi ve son olarak kontrol evresi.

Her şeyden önce yatırımcılar, piyasa ortamına, ürün özelliklerine ve ilgili dayanak varlıklara dair ayrıntılı bilgi edinmelidir. Varantlara yatırım yapmanın ön şartı, dayanak varlığın fiyatının nasıl performans göstereceğine ve bu fiyat hareketinin hangi zaman diliminde gerçekleşmesinin beklendiğine dair fikir sahibi olmaktır.

İkinci evrede, yatırımcının azami risk toleransına, yatırılacak olan sermaye tutarına ve yatırımcının yatırım amaçlarına en uygun varant özelliklerinin neler olduğuna dair bir karar verilmelidir. Bu aşamada ihraçcı tarafından verilen bilgi ve hizmetlerin kalitesi de dikkate alınmalıdır.

Üçüncü evre, varantların alınmasıyla başlamaktadır ve pozisyonun satışı veya kullanımına kadar alınan tüm önlemleri içermektedir. Bu evrede, yatırımcı esas olarak varantların perfomansını ölçmekte, fiyatlarını takip etmekte ve yatırımını kontrol etmektedir.

Yatırımcının bir alım veya satım varantı satın alması, vade ve kullanım fiyatı, tümüyle yatırımcıların beklentilerine, dayanak varlıktaki fiyat hareketlerinin yönüne ve boyutuna ve yatırım yelpazesine bağlıdır. Kullanım fiyatı, bu faktörler ve dayanak varlığın cari piyasa fiyatı dikkate alınarak hesaplanır.

Spekülatif yatırımcılar, kısa bir vadenin yanı sıra “karda”, veya hafifçe “zararda” bir kullanım fiyatı seçmeye meyillidir. Daha muhafazakar yatırımcılar, genellikle daha uzun vadeleri ve “karda” bir kullanım fiyatını tercih ederler.

Varantlara yapılan yatırımlarda münferit göstergelere odaklanmanın pek bir anlamı yoktur. Göstergelerin kombinasyonu, hayati nitelikte bulunan daha genel bir resim çizmektedir. Fiyatlarda ani ve keskin bir değişiklik olacağını öngören yatırımcılar, yavaş fakat düzenli fiyat hareketleri üzerine spekülasyon yapmayı arzu eden yatırımcılara nazaran farklı varantları tercih edeceklerdir. Hangi durum seçilirse seçilsin dikkat edilmesi gereken bir husus, varantların vadeye kadar yeterli süreye sahip olup olmadığıdır; yani alım varantlarında 0,15’den, satım varantlarında ise -0,15’den düşük bir deltaya sahip varantlar özellikle riskli olarak kabul edilmektedir ve bu varantlara yatırım yapmayı düşünen yatırımcıların, gerekli bilgileri edinmeye özellikle dikkat etmeleri gerekir.

Delta ne kadar küçükse içsel oynaklığın etkisi de o kadar büyük olduğu için, diğer açılardan birbirinin aynı olan iki varant seçme sahibine sahip olan yatırımcılar, daha düşük içsel oynaklığa sahip varantı seçmelidirler çünkü bu varant daha ucuz olacaktır.

Bununla birlikte, yatırımcılar, varantların satışı ve satın alımı arasındaki alış satış makaslarına özel olarak önem vermelidirler. Varant fiyatı olarak bu, zararsız bir yatırım sağlamak bakımından en az marj tutarı kadar artmalıdır. Bununla birlikte yatırımcılar, marjın büyüklüğünü değerlendirirken kullanım oranını da dikkate almalıdırlar; çünkü kullanım oranı 100’e 1 olan bir varantta bir cent değerindeki marj, dayanak varlıkta 1,00 TL’lik bir marj anlamına gelmektedir. Buna karşılık, kullanım oranı 10’a 1 olan bir varantta iki Kuruş değerinde bir marj, dayanak varlığın sadece 20 Kuruşluk bir marja sahip olduğu anlamına gelmektedir. Bu nedenle yatırımcılar homojen marja dikkat etmelidirler.

Varant satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli faktör likiditedir. Yatırımcı herhangi bir zamanda kar elde ederek veya zararını azaltarak pozisyonundan çıkabilmelidir. Borsa İstanbul'un Kotasyon Kuralları çerçevesinde, ihraçcıların, varantları için piyasa yapmaları gerekmektedir ve bunu, varantları yatırımcılara satacakları ve yatırımcılardan satın alacakları fiyatları sürekli biçimde açıklamak suretiyle gerçekleştirirler.  Böylece varantın likiditesi de sağlanmış olmaktadır.

Likidite sağlanması gereken durumlar, kotasyon belgelerinde belirtilecektir; fakat genel olarak, Borsa İstanbul varant piyasasının alım satım saatleri boyunca likidite sağlanmasını istemektedir. Bir varantın dayanak varlığı olan menkul kıymetin askıya alınması halinde likidite sağlanamayacaktır; çünkü, Kotasyon Kuralları gereği bu gibi durumlarda varantın alım satımı da askıya alınacaktır. Kotasyonların ihraçcı tarafından açıklanmayacağı durumlar da vardır. Örneğin bir ihraçcının piyasa yapıcılığı faaliyetlerinde bulunabileceği varantının bulunmaması halinde ihraçcı varant için sade alış fiyatı açıklayacaktır. Varantın gerçekçi fiyatı 0.01 TL’nin altındaysa, bu durumda ihraçcılar genellikle alış fiyatı bildirmemektedir.

Temettü Ödemelerinin Varantlara Etkisi

Varantlar normal sartlarda temettü beklentisi hesaba katılarak fiyatlanır. Diger bir deyişle, temettü etkisi varant fiyatlarının içindedir.

Varantların işlem görmeye başlamasından sonra temettü beklentilerinde meydana gelen değişiklikler varantların gerçek fiyatlarında hem aşağı hem de yukarı yönde değişimlere sebep olabilir. Diğer değişkenler sabit kalmak kaydıyla tipik olarak temettü beklentisindeki azalma (beklenenden daha az temettü ödeme) ALIM varantının fiyatini artırabilir, SATIM varantının fiyatını düşürebilir. Tersi durumda temettü beklentisindeki artış, ALIM varantının fiyatını azaltabilir, SATIM varantının fiyatını artırabilir. 

Temettü açıklamaları normal şartlarda temettü ödemesinden önce yapılmaktadır. Temettü açıklamaları beklentilere yakın seviyelerdeyse varant fiyatında açıklama döneminde de bir etki olmasını beklememek gerekir.

Sermaye Hallerinin Varantlara Etkisi

Bedelli ve bedelsiz arttırımlarda varantın piyasa fiyatı etkilenmeyecek şekilde varantın parametlerinde (kullanım fiyatı ve çarpan) düzeltme yapılır. Sermaye arttırımlarında, Borsa İstanbul'un açıkladığı katsayı ve düzeltilmiş fiyatlar kullanılarak varantın dönüşüm oranı ve kullanım fiyatı (işleme koyma fiyatı) değiştirilir.

Örnek vermek gerekirse, ABC hissesinde %20 bedelsiz sermaye arttırımı olacağını varsayalım. Bir adet ABC hissesini 30 Haziran tarihinde 5.30 TL'den alma hakkı veren ABDAA varantının (kullanım fiyatı 5.30, dönüşüm oranı 1) bedelsiz sermaye artırımı sonrası yeni kullanım fiyatı ve dönüşüm oranı söyle hesaplanıyor:
  • Yeni kullanım fiyatı = eski kullanım fiyatı / (1 + bedelsiz arttırım yüzdesi) ---> 5.30 /(1+%20) = 5.30 / 1.2 = 4,417 TL olacak
  • Dönüşüm oranı ise 1,2 olacak.
  • Böylece sermaye arttırım öncesi elinde bir adet ABC hissesini 5.30TL'den alma hakkı tutan yatırımcı, sermaye arttırımı sonrasında, artık elinde 1,2 adet bölünmüş ABC hissesini 4,417TL'den alma hakkını sağlayan bir varant tutuyor olacak. Dikkat edilirse sermaye arttırımı öncesinde ve sonrasında bir varantın temsil ettiği pozisyon büyüklüğü aynı kalıyor. Bu büyüklük 5,2 TL'dir.
Bu hesaplama bir örnek teşkil etmektedir. Bedelsiz arttırım sırasında başka sermaye halleri (bedelli arttırım veya temettü ödemesi) oluşursa hesaplamada farklılıklar oluşabilir.

Varant Broşürü

Sözlük
Finansal bir araç için teklif edilen fiyat. Varant piyasasında ihraçcının/piyasa yapıcının veya aracının alış teklifinde bulunduğu ve özel bir yatırımcının satış yapabileceği fiyat.
Deutsche Bank'ın Türkiye'de ihraç ettiği varantlar ve sertifikalarla ilgili yatırımcıları bilgilendirmeyi hedefleyen bir sitedir. Sitede bulunan broşür ve videolarla yatırımcılar “Varant nedir?, “Kaldıraç nedir?”, “Kaldıraçlı hisse senedi yatırımı nasıl yapılır?” gibi soruların cevabını bulabilir. Bunun yanı sıra yasal dokümanlar, günlük bültenler, varant hesaplama ve analiz araçları da yine yatırımcıların kullanımına sunulmuştur. Yatırımcılar, Borsa İstanbul’da işlem gören, BIST30 Endeks, hisse ve yurtdışı piyasa endekslerine dayalı varantlarla ilgili daha detaylı bilgi için Varant Destek Hattını (212 319 03 50) arayabilir ya da varant.turkiye@db.com'a e-posta atabilir.